PESTLE mi, Pestel mi? Bir Kelime Tartışmasından Yola Çıkan Derin Düşünceler
Bundan bir hafta önce, bir arkadaşım bana “PESTLE nedir ya?” diye sordu. Hemen gözlerimi devirdim, çünkü tabii ki ben bu tür şeyleri bildiğimi zannettiğim için konuyu hemen açmaya karar verdim. Ama bir sorun vardı: PESTLE’yi doğru yazıp yazmadığım konusunda bir şüphem vardı. Zihnimde birden “PESTLE mi, Pestel mi?” diye bir soru belirdi. Yani, hani “ah, ben nasıl böyle bir hata yapabilirim?” dediğiniz anlar vardır ya, işte o anlardan biriydi.
—
PESTLE: Bu ne ya, komik bir şey mi?
Gelin önce PESTLE’nin ne olduğunu hatırlayalım. PESTLE, İngilizce’deki Politik (Political), Ekonomik (Economic), Sosyal (Social), Teknolojik (Technological), Yasal (Legal) ve Çevresel (Environmental) faktörleri temsil eden bir kısaltmadır. Bir çeşit analiz tekniği yani, genellikle işletme öğrencilerinin veya yöneticilerinin yaptığı derin analizlere dair bir yöntem. Hani şu anlatırken gözlüklerinizi biraz daha aşağı kaydırıp “ben bu dünyayı çözerim” havasına büründüğünüz dersler vardır ya… İşte onlardan biri.
Ama bakın, bu kadar ciddi bir konuya yaklaşırken birden şüphelerim gelmeye başladı. Neden mi? Şöyle anlatayım:
İzmir’de bir kafede otururken, arkadaşım birden “Pestel nedir ya?” dedi. Gerçekten, bu kadar açık fikirli bir insanın benden duyacağı şey “PESTLE” yerine “Pestel” olamazdı, değil mi? Yani birinin “PESTLE”yi doğru bildiğinden eminken, diğerinin “Pestel” demesi… Bunu neden düşündüm, çünkü bir an kendimi bir anda yanlış anlamış gibi hissettim. Hatta kafamda o kadar derin düşünceler belirdi ki, bir an “acaba bu gerçekten PESTLE mi, yoksa bambaşka bir şey mi?” diye düşünmeye başladım.
—
Arkadaşımın “Pestel” İsyanı
Arkadaşım, “Pestel” diyerek kafasını karıştırmaya devam edince ben de onu doğru yolda yönlendirmeye çalıştım. “Pestel mi, ne ya? PESTLE diyoruz biz ona,” dedim. O an başka bir arkadaşımız da yanımıza katıldı ve ortalık birden karıştı. Herkesin kafasında bir soru işareti oluştu.
Ben: “Hadi ya, gerçekten Pestel diyor musun?!”
Arkadaş: “Evet, bence o doğru olanı. Hem herkes öyle diyor!”
Diğer Arkadaş: “Ya, bence ‘Pestel’ kesinlikle yanlış. Bu işin doğru olanı ‘PESTLE’!”
Ve birden kendimi bir kelime savaşı içinde buldum. Birinin “PESTLE” demesi, diğerinin “Pestel” demesi, sosyal hayatın küçük bir kopyası gibi olmuştu. Herkes doğru bildiği yanlışta ısrar ediyordu, tam bir sosyal analiz durumu!
—
Kelimeler Arasında Kaybolmuş Biri Olarak
Bazen insan öyle bir noktaya gelir ki, kelimeler arasında kaybolur. Gündelik hayatta sürekli espri yapmaya çalışan biriyim, ama birden bir kelime tartışmasında “Pestel mi, PESTLE mi?” diye düşünürken fark ettim ki, aslında ben bu tartışmayı hiç bitiremeyeceğim. Kelimelere nasıl bu kadar takıldığımı düşündüm. Yani, gerçeği kimse bilmeyebilir mi? Benim için kelimeler bazen abartı olabiliyor. Tam o esnada aklıma şu anekdot geldi:
Geçen gün annemle pazara gittik. Meyve almak için kasaya yönelirken, annem bana “Ay, bu domatesi nasıl aldık ya, o kadar pahalıydı ki!” dedi. Ben de ciddiyetle cevap verdim, “Anne, bu domateslerin sosyal faktörleri bizi zorluyor.” Annem ne demek istediğimi anlamadı ve “Neyin analizini yapıyorsun sen?” dedi. İronik değil mi?
—
Kafamda Dönüp Duran “Pestel mi, PESTLE mi?” Sorusu
Geldiğim noktada, bütün bu düşünceleri arkadaşlarımla yaparken, “Pestel mi, PESTLE mi?” sorusunun benim için anlamlı hale geldiğini fark ettim. Çünkü ne zaman derin düşüncelere dalsa insan, işte o anlarda hayata bakış açısının ne kadar komik ve tuhaf olduğunu kavrıyorsunuz. O anı daha net bir şekilde görmek istiyorsunuz, ama bazen sadece kelimelerin ardındaki “derinliği” keşfetmek zor olabiliyor.
İç Sesim: “Ya aslında, bu kadar takılmasam mı? Sadece ‘PESTLE’ desek, herkesin derdi çözülse…”
Ben: “Ama hayır, kesinlikle doğru bildiğimi savunmalıyım! Hem doğru kelimeyi kullanan ben olmalıyım!”
—
Sonuçta “PESTLE mi, Pestel mi?”
Öyle ya da böyle, günün sonunda fark ettim ki, aslında PESTLE veya Pestel demek hiç de önemli değil. Çünkü hayat, kelimelere takılmak yerine insanların birbirine nasıl yaklaştığı, birbirini nasıl anlamaya çalıştığı ve gülmenin en iyi tedavi olduğu anlarla daha anlamlı. Bu yazıyı da yazarken bir yandan kafamı karıştıran bu soru ve “Pestel mi, PESTLE mi?” konusu gerçekten beni bir parça rahatlattı.
Şimdi, eğer siz de bu yazıyı okurken bu kadar kelime karmaşasından sonra bir kahkaha atmak isterseniz, işte fırsat! “PESTLE mi, Pestel mi?” demek yerine, bir kahve alıp, gülümsemeyi unutmayın. Hem sonuçta her şeyin, tıpkı bu yazının olduğu gibi, çok da ciddiye alınmaması gerektiğini kabul etmek önemli.
—
Sonuç: Bunu Ben Mi Düşündüm?
Yine de, şunu unutmayın: Bu yazıyı okurken siz de kendi içinde küçük bir “PESTLE” analizi yapmış olabilirsiniz! Hem ne demişler, her şey bir perspektif meselesi. Bu yazının sonunda siz de düşündünüz mü, “Acaba Pestel’i mi, yoksa PESTLE’yi mi doğru yazmalıyım?” diye?